Haber kategorisi RSS abonelik
 İÇ PİYASA : XU100 IMKB 100 21.228 -3.20     KUSD USD 1,7050 1.37     KEUR EURO 2,1320 0.33     KBP GBP 2,5217 -0.66     KGC Altın 40,397 1.37     REPO3 3 gunluk Repo 16,78 0.00     GARBO Garbo Genel 19,75 0.00     BFAIZ Bilesik Faiz 22,55 -0.75     CUMHR Cumhuriyet Altını 269,83 1.37      DIŞ PİYASA : DJI Dow Jones 7.552,29 -5.56     NASDAQ NASDAQ 1.316,12 -5.07     FTSE FTSE 3.875,00 -3.10     CAC40 CAC 40 2.980,42 -3.48     SP500 SP 500 752,44 -6.71     GDAX GDAX 4.220,20 -3.08     

Mübariz Mansimov: Tekfen’i ortaklığa zorla ikna ettim

CNBC-e Business Dergisi, Palmali Şirketler Grubu Başkanı Mubariz Mansimov’la bir röportaj yaptı...

“Tekfen’i ortaklığa zorla ikna ettim”

Tekfen’in geçtiğimiz günlerde Azeri petrol şirketi Socar ve Azeri Palmali Grubu ile ortaklığa gitmesi herkesi şaşırttı. Nasıl şaşırtmasın ki? Satın alan iş adamı bile “Bu ortaklık onların aklından geçmiyordu, çünkü ihtiyaçları yoktu” diyor.

Akatlar trafiğinin en yoğun zamanı… Şişli Terakki Lisesi paydos etmiş, öğrenci servisleri ve çocuklarını okuldan almaya gelen veli arabalarının arasından çıkmak için epey bir sabır gerekiyor. Bu sabrı gösterip Palmali Grubu’nun genel merkezine ulaşıyoruz. Üç kişi karşılıyor bizi… Biri kulübede ikisi dışarıda… Belli ki geleceğimizden haberdarlar. Kimliğimizi bırakıp binaya doğru yöneliyoruz. Binanın asıl girişinde de birkaç görevli birden bekliyor. Güvenlik kontrolünden geçiyoruz. Girişte küçük bir bekleme salonu görünümünde olan, ancak güvenlik görevlilerinin “sizi müzeye alalım” diyerek buyur ettikleri salondaki deri koltuklara kendimizi bırakıyoruz. Arkasından, cep telefonlarımızı da girişteki dolaplara bırakmamız gerektiği söyleniyor.Telefonumu görevliye uzatıyorum bana bir anahtar veriyor. “Telefonunuz karışmasın” diyor. Bakıyorum güvenlik geçişinin hemen yanında küçük dolaplar var. Herkes cep telefonunu oraya bırakıyor, anahtarını alıyor. Sonradan öğreniyoruz ki, binada üç kişinin dışında cep telefonuyla dolaşılması yasak.

Dışarıdaki yoğun trafiğin ve had sahaya varan okul görüntüsünün aksine burada sessizlik hakim… Bunları düşünürken bir başka görevli geliyor. Birlikte bir süre önce Tefken İnşaat’a ortak olan Azeri iş adamı Mübariz Mansimov’un ofisine doğru yöneliyoruz.

Binaya çöken sessizlik beni de etkilemiş olacak ki, kısık sesle konuşmaya çalışırken yakalıyorum kendimi… Ama güvenlik önlemleri buraya kadar değil. Asansörlere doğru ilerlerken yeni bir güvenlikten geçiliyor. Sonra bir daha… Derken Mansimov’un ofis katına ulaşıyoruz. Önce bir toplantı odasına alınıyoruz. Görüşme için hazırlıklarımızı yaparken yanımıza gelen bir görevli Mübariz Bey’in odasına girerken çantamı dışarıda bırakıp bırakamayacağımı soruyor. Kalakalıyorum; “tamam” diyorum.

Hiç gülmeyen iş adamı

Dünyanın en büyük gemi taşımacılığı şirketlerinden Palmali Grubu’nun binasındayız… Dışı cam giydirilmiş, son dönemin hızla yükselen modern bina-ofis trendlerine uygun… İçerisi tam tersi… Kapıdan girer girmez göze çarpan kahverengi deri koltuklar ve ahşap giydirilmiş duvarlarıyla daha klasik bir havası var. Daha yukarı katlara çıktıkça bu imaj iyice pekişiyor. Toplantı odası 15-16 kişiyi rahatça ağırlayacak büyük bir masa ve yine duvarlar ahşap giydirilmiş, kahverengi ağırlıklı.

Çantamı toplantı odasında bırakıp Palmali Grubu Yönetim Kurulu Başkanı, aynı zamanda Türkiye’nin en zengin iş adamlarından (zira iki yıl önce Türk vatandaşı da oldu) Mübariz Mansimov’un ofisine yöneliyorum. Güvenlik kartları kapıları açıyor. Ahşap giydirilmiş odadaki televizyonda Rus “business” kanalı açık… Mansimov, büyük ağır, koyu kahve çalışma masasının arkasında elimizi sıkıyor.

Bugüne kadar yaptığı bütün işlerin altından kalkmış olmak için henüz çok genç, 40 yaşında… Sanki az önce bir konuya çok sinirlenmiş ve o öfkeyi üzerinden atamamış gibi bir hali var. Azeri lehçesiyle konuşuyor ama anlaşmakta zorlanmıyoruz… Sohbet ilerledikçe ara ara sinirli hali gidip geliyor. Ama hiç gülmüyor Mansimov…

Bu yıl Malta’daki şirket merkezini Türkiye’ye taşıyan Mansimov, geçen ay Azerbaycan devletinin petrol şirketi Socar ile birlikte Tefken İnşaat’ın yüzde 50’sini 520 milyon dolara satın aldı. Hisse satışı, taahüt sektörü başta olmak üzere, iş dünyasında sürpriz bir karar olarak değerlendirildi. Hatta taahhüt işinde uluslararası pazarlarda Tekfen’le rakip olan Türk şirketleri arasında büyük bir fırsat kaçırıldığı için hayıflananlar dahi olduğu söyleniyor. Peki Tekfen’le ortaklık pazarlığının perde arkasında neler yaşandı? Teklif kimden geldi?

Tefken’in eski müşterisi

Tefken İnşaat’ın gerek Palmali gerekse diğer ortak Socar ile tanışıklılıkları çok eskilere dayanıyor. Palmali Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mübariz Mansimov, Tekfen’i 10 yıl önce Azerbaycan’a gelen ilk Türk şirketi olarak biliyor. Altı yıl önce de Türkiye ayağındaki tanışıklıkları başlamış. Hatta Palmali bugün Akatlar’da “kale gibi korunan” şirket merkezini, Tekfen’den satın almış. Birkaç yıl önce de Tekfen’in havacılık şirketini almış, adını Palmali Havacılık olarak değiştirip özel jet kiralama hizmeti vermeye başlamış. Yani Palmali Tefken için “eski müşteri”…

Tam bir yıl öncesinde ise Mübariz Mansimov 2009 yılında başlayacak büyük bir inşaat projesi için seçenekleri masaya yatırmış. “Bu proje için ya kendi şirketimizi kuracaktık ya da bu işi yapan şirketlerle ortaklık yapacaktık. Şirket de kurabilirdik ama Tefken gibi dünyada marka olmuş bir şirket seçeneği olunca onda ısrar ettik” sözleriyle anlatıyor bu dönemi. Tam bir yıl önce de Tekfen’e ortaklık teklifini götürmüş Mansimov…

“Teklifi biz yaptık. Çünkü ne böyle bir ortaklık akıllarında vardı, ne de böyle bir ortaklığa ihtiyaçları vardı. Çünkü Tefken dünyada marka olmuş bir şirket. İnanın ortaklık teklifini bile yapmak zor oldu” sözleriyle anlatıyor bu dönemi. Teklif yapılmış yapılmasına ama Tekfen’i ikna etmek öyle kolay olmamış. “Satmak istemediler, zorla ikna edebildim” dediği Tekfen’i yere göğe sığdıramıyor Mansimov: “Çok düzgün çalışan yardımsever bir şirket. Bugün dünyada sayılı şirketin sahip olduğu bilgi birikimine sahip. Ondaki mühendisler dünyada yok”. Tekfen’in 50 yılı aşan iş tecrübesini paha biçilmez bir zenginlik olarak görüyor. Daha da önemlisi kurucuları Necati Akçağlılar, Feyyaz Berker ve Nihat Gökyiğit’in iş yapma modelinin Mansimov’un gönlünde ayrı bir yeri var. Bu üç isme duyduğu hayranlığı söyle anlatıyor: “Benim en büyük sempatim bu üç ağabeyime. Günümüzde nadir görülen bir ortaklığa imza atmışlar. Küçük bir sermaye ile bu şirketi kurmuşlar, dünyada marka yapmışlar. Tam 50 yıldır hiç kavga etmeden buraya getirmişler. Her yanıyla örnek bir şirket. Dünyada da Türkiye’ de de çok büyük krizler oldu, bunlar Tekfen’e yansımadı. Çünkü çok sağlam çalıştılar.”

“Yönetime hiç karışmayacağız”

Tefken bu ortaklıkla Socar ve Palmali’nin Rusya ve Karadeniz’deki 37 milyar dolarlık proje pastasından pay alacak. Bunun anlamı Mübariz Mansimov’un anlatımıyla şu: Yılda 1 milyar dolarlık iş yaparken 5 milyar dolarlık iş yapar hale gelecek Tefken. Sonuçta şirkete ortak olanlar iki dünya devi… Socar Azerbaycan’ın milli petrol şirketi. Palmali Grubu 5.5 milyar dolarlık ciro hedefi olan bir şirket.” Böyle bir ortaklık yapan inşaat şirketi henüz yok” diyor Mansimov…

Yan yana ortak olunmasına rağmen Tefken İnşaat’ın yönetimi eskiden olduğu gibi aynen devam edecek, üstelik süresiz. Yönetim kurulundaki 10 üyenin altısı Tekfen’den ,dördü Palmali ve Socar’dan olacak. Yani şirketin kontrolü kurucularında kalacak. Mübariz Mansimov bu konuyla ilgili olarak, “Biz hiçbir şeye karışmıyoruz, sadece ortak oluyoruz” değerlendirmesini yapıyor.

Adı sadece birkaç yıl önce kamuoyunda sıkça duyulmaya başladı ama aslında Mübariz Mansimov ,Türkiye’yi Türkiye pazarını çok yakından tanıyor. Hem ekonomik hem de olarak yatırımcıların çok rahat çalışabilecekleri bir pazar olarak görüyor burayı… Son birkaç yıldır Türkiye pazarının daha da cazip hale geldiğini düşünüyor ama “Maalesef Türkiye bu özelliklerini yeterince değerlendiremiyor“ diyor. Şirket merkezini Türkiye’ya taşıma kararında bu özelliklerin etkili olduğunu özellikle vurguluyor.

Palmali Grubu halen Türkiye’de medya, inşaat, otelcilik, gemi taşımacılığı-tersane ve sağlık sektöründe yatırımlar yapıyor. Bu yıl Türkiye-Azerbaycan-Rusya üçgenine yatırım için 400 milyon dolarlık bir yatırım bütçesi belirlemiş. Bu yatırımın 200 milyon dolarının bu yıl yapılması planlanmış ama bu miktar çoktan aşılmış. Grubun yatırım bütçesinde Türkiye’nin payını gelecekte daha da arttırma planı var. Mübariz Mansimov, “Türkiye benim memleketim.Yatırımlarımızın büyük bir bölümünü yavaş yavaş buraya kaydıracağız diyor.

"Medyada da büyümek istiyoruz ama biraz yavaş"

Grup geçen sene TMSF’den satın aldığı HSBC binasını neredeyse sıfırdan yeniden yapıyor. Banka binası otele dönüştürülüyor. 4-5 ay içinde de tamamlanması bekleniyor. Palmali burası için uluslararası bir otel zinciriyle anlaşmış. Mansimov otelin 5+2 yıldızlı olacağını söylüyor. Grup turizm işinde büyümek istemiyor. Palmali Grubunun geçtiğimiz yıllarda TMSF’den satın aldığı Ulus’taki Işıklar holding binalarının olduğu yere kuracağı hastane yatırımında ise sona yaklaşıldı. 60 milyon dolara mal olacak proje, önümüzdeki yıl tamamlanacak. Palmali bu hastanede uluslararası arenada marka olmuş bir sağlık şirketiyle işbirliği yapacak. Şu anda ABD’den bir şirketle görüşmeler sürüyor. Anlaşıldığı takdirde hastane bu yabancı şirketin markası altında işletilecek. Mansimov, “Bizim sağlıkta tecrübemiz yok. Herkesin kendi bildiği işi yapması lazım…” diyor. Türkiye’nin başka şehirlerinde ise hastane kurma arayışları sürüyor.

İstanbul FM’i satın alarak medya sektörüne de girmişti Mübariz Mansimov. Palmali Medya çatısı altında şu anda bir dergi, internet portalı ve iki radyo var. Grup medya alanında da yatırımlarını büyütmek istiyor ama bu yatırımların medyanın hangi alanında olacağı henüz kesinleşmemiş. Daha doğrusu grup, bu sektörü tanımaya çalışıyor. Ama kesinlikle gazete çıkarmayı düşünmüyor Mansimov. Televizyon alanında ise bir “business” kanalına sıcak bakıyor. ”Bu arada duracak mıyız? Hayır büyümek istiyoruz ama biraz yavaş” diye anlatıyor medyadaki hedeflerini…

Mübariz Mansimov, gelecekte dünya genelinde ekonomik küçülme yaşanacağı tahminlerini güçlendiren uluslararası piyasalardaki finansal karışıklıklarla ilgili “Tıpkı şirketlerde olduğu gibi ekonomi ve piyasaların da bir yükselişi bir inişi vardır. Piyasalar çok yükselmişti şimdi düşüşteler” diyor. Çalkantının kendilerine negatif yansımadığını söylüyor ve nedenini şöyle açıklıyor: “Çünkü kontratlarımız uzun, minimum 10 yıl vadeli. Spotta çalışan bir firma değiliz” gelirler düşerse navlun ve petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle giderlerinde azalacağını söylüyor. Grubun 2008’e ilişkin hedefleri de çoktan aşılmış. Yüzde 21’lik büyüme hedefi konulmuş ama açık ara bunun üzerine çıkılmış. 2008 yılının, 5.5 milyar dolarlık ciro hedefinin çok üzerinde bir satışla kapatılacağını da tahmin ediyor. Yatırım planlarında ise bir değişiklik yok.

DİP NOTLAR:

"Monopol olmak istemiyoruz"

Palmali Grubunun bu yılki ciro hedefi 5.5 milyar dolar. Grubun lokomotif dönemi lojistik, ağırlıklı olarak da petrol taşımacılığı yapıyor. 45 bin çalışanı olan grup, dünyada taşımacılıkta birinci sırada, filo olaraksa ilk 5 şirket arasına giriyor. Bu yılki taşıma kapasitesi 120 milyon ton. Kiralanan gemiler de hesaba katıldığında gemi sayısı 230’a dayanmış durumda. Karadeniz’deki petrol taşımacılığının yüzde 75’inin kontrol ettiklerini söyleyen Mansimov bu sektördeki oyun planlarıyla ilgili olarak “Daha fazla büyüyüp büyümeyeceğimizi sorarsanız ‘hayır’ derim. Biz monopol olmak istemiyoruz” diyor.

Ceyhan ve Yalova’ya iki tersane

Tuzla Tersanesi’nin Mübariz Mansimov’un hayatındaki yeri büyük. Her ne kadar iş hayatındaki hızlı çıkışının Rusya’daki özelleştirmelere borçlu olsa da işinin temeli Tuzla Tersanesi’nde ele geçirilen bir gemiyle atılmış. Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından önce İstihbarat Servisinde çalışırken Ermeni asıllı komutanına kızıp oradan ayrılarak satın aldığı batma riski çok yüksek bir gemiyi Tuzla Tersanesi’nde tamir ettirerek taşımacılık işine girmiş.

Uzun süre Tuzla’da tersane de işleten Mansimov daha sonra burayı satmış. Şimdi büyük gemiler inşa etmek üzere Yalova’da yeni bir tersane kuruyor. Ceyhan’da ise mega yatlar inşa etmek için bir başka tersane kurma yolunda. Bu yatırım için 250 dönüm arsa kiralanmış. Önümüzdeki yıl projeye start verilecek… Mübariz Mansimov ,Ceyhan’ı hem ulaşım bağlantıları hem de yatırım maliyetleri açısından iyi bir yatırım bölgesi olarak görüyor.

"Abdullah Gül Azerbaycan’ın ziyanını düşünmez"

Konuşurken söz dönüp dolaşıp Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Ermenistan ziyaretine geliyor. İşte Mansimov’un bu konudaki düşünceleri: “Ben Türkiye Cumhurbaşkanı’nın Azerbaycan’a ziyan verecek bir ziyaret yapacağını sanmıyorum. Bu ziyarete karar verirken mutlaka mutlaka Azerbaycan’ın yararını, çıkarını düşünmüştür. Türkiye hiçbir zaman Azerbaycan’a ziyan verecek birşey yapmaz. Tam olarak oraya gidip Ermeni takımını iki gol atarak yenmesi Osmanlı tokadı gibi oldu.”

Mansimov’un futbolla ilgisi milli takımla sınırlı değil, sıkı bir Beşiktaş taraftarı olduğu biliniyor. Söylediğine göre kendisini siyah beyazlı kulübün onursal başkanı Süleyman Seba Beşiktaşlı yapmış. Ancak bir süredir adının Beşiktaş kulübü’nü satın alacak iş adamı ve kulübün gelecekteki başkan adayı olarak geçmesinden çok dertli Mansimov. Gazetecilere ateş püskürüyor: “Bizim futbol endüstrisine olan yatırımlarımız sosyal sorumluluk ve sponsorluk yapmaktan öteye gitmez. Ne Türkiye’de ne de dünyanın başka bir yerinde kulüp alma isteğimiz yok. Kaldı ki bir kulübümüz var, Azerbaycan’da her yıl şampiyon oluyor. Kesinlikle Beşiktaş’a başkan olmak gibi bir niyetim yok. İşlerim çok yoğun zaten vakit yetmiyor.

CNBC-e BUSINESS

2008-10-03 17:48:06

Bu haber için yorum yaz

İsim : Şehir :

Not : Yorumunuz onaylandıktan sonra sitede yayınlanacaktır.

HABER HATTI
Ana Sayfa  | Türkiye  | Dünya | EkonomiSağlıkYaşamBilim Teknoloji | Kültür Sanat | Spor

editor@palhaber.com
Copyright ©  2007  Tüm Hakları Saklıdır