|
GÜRCAN BİLGİÇ: ANLAYAN (!), ANLATSIN (2)
Ne rakibi tanımış, ne de kendi takımını bilebilen bir teknik adam ile elindeki kadronun geçen seneden daha iyi olduğunu iddia eden bir başkana sahipse bu takım, bu apoletin dikişlerinin sökülmesi de pek uzun sürmeyecek gibi gözüküyor. Ve elbette ikinci yarı başındaki Selçuk-Josico değişikliği gibi muhteşem bir fikre sahip olması da 70 yıllık tecrübesinin getirisi. Eğer aksayan takım savunmasıysa Selçuk'u daha 14. dakikada çıkarmalıydı. Eğer gereken takımın biraz kıpırdanması ise, bunu yapacak kişi Josico değildi. İspanyol oyuncunun talihsizliği ile Burak'ın oyuna girmesi, Emre'yi göbeğe taşıdı. Bir anda 'görev yeri sıkıntısı' bitiverdi.
ÖMER ÜRÜNDÜL: CİDDİ SIKINTILAR!
Porto çok hızlı ve organize bir başlangıç yaparak F.Bahçe'nin ağır oyunculardan kurulu orta sahasına maça ısınma fırsatı tanımadan üst üste iki gol attı. Artık temsilcimiz için iş çok zordu. Porto'nun iki farklı skor avantajıyla birden rehavete girmesi sarılacivertli futbolcuların da işin ciddiyetini anlayarak hırslanmaları, oyunu dengeledi.
Güiza çok koştu, sürekli arayış içindeydi. Ama ilk yarının başarılı ismi Uğur Boral yorulmuştu. Burak her zamanki gibi acemi hareketler yapıyordu. Emre ve Alex'in fizik güçleri de hücuma katkı verecek düzeyde değildi. Bütün bunlara rağmen son dakikalarda beraberlik şansı ele geçti ama gecenin en çalışkan ismi Güiza yüzde 100'lük pozisyonda kafayı dışarı vurdu. Son dakikalarda da gelen üçüncü golle her şey bitti.
F.Bahçe kötü gününde yakaladığı Porto karşısında hücumda etkili olamıyorsa, hatalar zinciriyle üç gol yiyerek yine hediye pozisyonlarla üç de net pozisyon veriyorsa, ne kadar ciddi saha içi sıkıntılarıyla baş başa olduğu açıkça ortaya çıkıyor.
HAKKI YALÇIN: DÖVÜŞMEDEN KAYBETTİLER!
Şampiyonlar Ligi'nin ilk maçında, tuz basacak yarası oldu Fenerbahçe'nin. Yol uzun, telafisi mümkün diye düşünmek istiyorum ama... Dünkü Fenerbahçe'yi gördükten sonra, bu umudumun da yenildiğini görüyorum. Çünkü dövüşmeden kaybeden bir takımın, kazanmak için önce kendini yenmesi gerek. İkinci yarıdaki Porto'yu silip süpürmesi gereken takımın adı olmalıydı Fenerbahçe. 3 gol yiyen takımın adı değil!
Daha maçın başında, sahaya yenilmek için çıkmış bir Fenerbahçe vardı sahnede. Başını içine çekmiş kaplumbağa ordusu sanki...
Aragones'in müdahalelere geciktiği ve maçın başındaki fırtınaya rağmen, Fenerbahçe'nin yenilmesini engelleyecek bütün şartlar, dün gece mevcuttu. Ama yenilmeyi çok isteyen bir defans da Fenerbahçe takımında mevcuttu. Dünkü Fenerbahçe, formasındaki rengin sarısını yaprak ölülerinden almıştı. Yarısını ölü denizlerden. 'Nerde o, geçen yılki güneşin sarısıyla, lacivert okyanusun içindeki görkemli Fenerbahçe!' dedim. Sesim duyulmadı.
Eve dönüş müziği hüzünlü... İnsanın ağrına gidiyor böyle kaybetmek! Dövüşmeden kaybetmek!
SELÇUK YULA: KORKMAKLA OLMUYOR
Yasin akılalmaz hatalarla dolu... Aragones bunu nasıl görmüyor anlamak mümkün değil. Ama normal. Çünkü Hacettepe maçında da aynı şekilde Can'ı görememişti. Her zaman söylüyorum; bu takımda Edu veya Lugano'nun yokluğunda stoperde ilk düşünülecek isim Önder'dir. Aragones artık bunu görmeli. İlk devre ileriye oynamayı düşünen sadece 2 futbolcu vardı. Biri Alex diğeri de Uğur Boral. Zaten gol de aynı Hacettepe maçında olduğu gibi bu ikiliden doğdu. Alex, Uğur'u kaçırdı, gitti, Uğur'un mükemmel ortasına kafayı vurdu. Kaleciden dönen topu Güiza tamamladı. Güiza demişken hakkını yemeyelim. Bu kadar çok koşan, asla teslim olmayan, arkadaşlarını canlandırmaya çalışan Güiza maalesef istediklerini başaramadı. Neticede Fenerbahçe ilk 45 dakikadaki silik oyunuyla taraftarlarına 'Eyvah' dedirtirken ikinci yarıdaki cesur oyunuyla gelecek için biraz da olsa umut verdi. Takımdaki sakatlar da iyileşirse gruptan çıkma şansımızın var olduğunu söyleyebilirim.
NECATİ BİLGİÇ: HATALAR, HATALAR!
F.Bahçe, Şampiyonlar Ligi grup maçlarında oynadığı ilk karşılaşmayı Aragones'in, defansın ve Fransız hakemin önemli hatalarıyla kaybederek kötü gidişini sürdürdü. Bütün bu hatalara rağmen F.Bahçe, ilk şoku atlattıktan sonra oyunda daha çok topa sahip olan ve daha çok pozisyon bulan taraftı. Atılan şutların isabetsiz olması da en azından hak edilen beraberliğin gelmesini önledi. Henüz Şampiyonlar Ligi'nin başındayız. F.Bahçe, büyük hatalarla kaybettiği maçın rövanşını alacaktır. Eğer diğer rakipleri karşısında hatalarını tekrarlamaz ve ele geçirdiği pozisyonları harcamazsa, gruptan çıkma şansı artar. Artık bu yenilgiyi unutup lige dönmenin zamanıdır. Dün akşam birçok oyuncu görevini yaptı ama sahada aranan iki futbolcu vardı: Aurelio ve Edu!
Ajanslar
|